Gezi Davası’nda üçüncü yargılama: Osman Kavala’nın tutukluluğuna devam kararı verildi

Üçüncü kez görülmeye başlanan Gezi Davası’nın ilk duruşması bugün 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Birleştirilen Gezi ve Çarşı davasında Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verildi. Bir sonraki duruşma 26 Kasım’da görülecek.

Gezi Davası'nda üçüncü yargılama: Osman Kavala'nın tutukluluğuna devam kararı verildi

Gezi Davası’nın, Çarşı davası ile birleştirilmesinin ardından ilk duruşma bugün Çağlayan Adliyesi’nde görüldü. Bugün İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleşen duruşmada Çarşı grubu ile birlikte 52 kişi hâkim karşısına çıktı. İş insanı Osman Kavala’nın tutukluluğuna devam kararı veren mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmanın 26 Kasım’da görüleceğini açıkladı.

Duruşmanın ilk celsesinde, sanık ve avukatlarının yoklaması yapıldıktan sonra, savunma avukatları usüle ilişkin itirazlarını sundular. Gezi ve Çarşı davasının müdafi avukatları söz alarak, iki davanın birleştirme kararının hukuka aykırı olduğunu savundular ve hakimden iki davayı ayırmasını talep ettiler. Mahkeme heyeti, söz konusu talebi reddetti.

Çarşı ve Gezi Davalarının birleştirilmesiyle devam eden duruşmada, savcı Edip Şahiner, mütalaasında bugünkü duruşmaya gelmeyen sanıklara dair yakalama emri verilmesine, sanıkların ek süre taleplerinin kabulüne, Osman Kavala’nın Kavala’nın suçun vasıf ve mahiyeti nedeniyle tutukluluk halinin devamına karar verilmesini görüş bildirdi.

Mahkeme heyeti Kavala’nın tutukluluğuna devam kararı verdi. Bir sonraki duruşma 26 Kasım’da görülecek.

DURUŞMADAN ANLAR

17: 10 | Mahkeme, oyçokluğuyla Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Bir sonraki duruşma 26 Kasım 2021 saat 10.00’da yapılacak.

15:40 | Kavala’nın ardından Avukat Köksal Bayraktar beyanda bulundu.

“Darbe suçlamasının cebir ve şiddet unsuru ve eylemlerin Anayasal düzeni devirmeye elverişli olması gerek. Gezi’yi ele aldığımızda 1 ay süreyle İstanbul’un gençleri, orta yaşlıları protestolar yapmış ama Anayasa değişmemiştir. O günlerde Anayasanın değişmesi için TBMM’ye hiçbir öneri verilmemiştir. Çünkü cebir ve şiddet yoktur. Hükümet düşmemiştir. O dönem hükümetin başı olan kişi yurt dışına seyahat etmiştir. Döndüğünde hükümet değişikliği olmamıştır” diyerek sözlerine başlayan Bayraktar ardından şunları söyledi:

‘OSMAN KAVALA İŞKENCE ALTINDADIR’

“Casusluk suçlamasına gelelim. Bizim bildiğimiz casusluk şöyle olur, bir insan gelir diğerine belge verir, birtakım sırlar temin edilir. Burada öyle bir şey yok. Osman Kavala kendi işleri için yurt içinde, dışında dolaşıyor. Barkey kendi planları için. Ayrı tarihlerde dolaşıyorlar. Osman Kavala ile Hanri Barkey görüşmemişler, yan yana gelmemişler. Hangi gizli belgeyi almış bu belli değil. Sayın iddia makamı demelidir ki işte ‘İskenderun’un Kars’ın, bilmem nerenin şu bölgesi ile ilgili belgeler alınmıştır’. İddianamede bu yok ama biz 328. maddeden yargılanıyoruz ve çok ağır bir ceza tehdidi altındayız. Bu tamamen suçlu yaratma güdüsünden başka bir şey değildir. Bu iddianameyi hazırlayan kişinin daha sonra adalet bakan yardımcısı olarak atanması konunun hukuki değil siyasi olduğunu göstermektedir. Yargı müvekkilimi eziyor, Osman Kavala işkence altındadır. 1438 gündür gün yüzü görmeyen bir kişinin avukatlığını yapıyorum ben.”

Kavala’nın 1 Kasım 2017’de tutuklandığını hatırlatan Bayraktar, “Müvekkilim beraat ettikten sonra gökyüzünü yine görememiştir. 3 saat cezaevi kapısında bekletilmiş, sonra da gözaltına alınıp sonra tutuklanmıştır. Bu insan hakları ihlalidir. Bu insana reva görülecek bir şey değildir” diyerek Osman Kavala’nın tahliyesini talep etti.

gezi-davasi-ucuncu-kez-goruluyor-osman-kavala-nin-tutukluluguna-devam-karari-verildi-930155-1.
Çizim: @nazimdikbas

SAVCI, KAVALA’NIN TUTUKLULUĞUN DEVAMINI İSTEDİ

Ardından savcı mütalaasına geçildi. Osman Kavala’nın tutukluluğunun devam etmesi yönünde mütalaa veren savcı, mazereti bulunmayan sanıklar hakkında yakalama kararı çıkarılmasını, süre taleplerinin kabul edilmesini talep etti.

Mütalaadan sonra yeniden söz alan Avukat Köksal Bayraktar, iddia makamının delillerini ortaya koyması gerektiğini ifade etti. Bayraktar, “Biz savunma olarak ne isek iddia makamı da odur. İddia makamı somut örnekleri söylemesi lazım. Bundan 5 sene sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti Kavala’yı haksız yere tutuklamıştır derse ne diyecek sayın savcı” diye sorarak yeniden Kavala’nın tahliyesini talep etti.

15:30 | 1438 gündür tutuklu bulunan Osman Kavala’nın beyanına geçildi.

OSMAN KAVALA: TUTUKLULUĞUMUN SÜRMESİ YARGISIZ İNFAZDIR

Kavala, yargı sürecine müdahale olduğunu, bir taraftan tutukluluğunun devam ettirilmesiyle suçlu olduğu algısının canlı tutulduğunu diğer taraftan da deliller aksi yönde olmasına rağmen Gezi protestolarının bir kalkışma eylemi olarak kriminalize edilmesi amacıyla siyasi nitelikli bir yargısal girişim olduğunu belirtti.

Osman Kavala, “Benimle ilgili suçlamaların çarpıcı yanı, sadece herhangi bir delile dayanmıyor olmaları değildir. Bunlar mantık sınırlarını aşan komplo teorilerine dayandırılan fantastik nitelikte iddialardır. Tutukluluğumun sürmesi yargısız infazdır” ifadelerini kullandı.

15: 00 | Söz alan Can Atalay, “Biz yokmuşuz gibi yargılama yapılıyor. Kararlarla ilgili görüşlerimizi söylemiştik, bu kabul edilemez. Biz üzerimize gelmekte olan şeyi görüyoruz, sayın savcının dosyada yeniden görevlendirilmesinin nedenini görüyoruz. Hem İstinaf hem Yargıtay kararı için bize süre vererek duruşma açıp sorgu almanız gerekir. Sorgumuz tamamlanmamıştır. Sorguya elverişli duruşma açmanız ve bizim sorgu vermemiz gerekir” ifadelerini kullandı.

Atalay’ın ardından söz alan Avukat Fikret İlkiz, “4 yıldır tutuklu olan Osman Kavala’nın tutukluluğunu kullanmak suretiyle diğer sanıkların dürüst yargılama haklarını ihlal ederek birleştirilme kararı verilmiştir” diyerek sözlerine başladı .

İlkiz, “13. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan sanıklar başkalarıyla yargılanmak istemiyorlarsa onlar bu haklarını kullandılar ama siz birleştirme kararını kabul ederek, önceki karar ve duruşmaları atlatmak suretiyle bir yargılama yapmaya çalışıyorsanız biz buna karşı çıkarız” diyerek süre talep etti.

Tayfun Kahraman ise şunları söyledi: “2013 yılından bu yana Gezi direnişine katıldığımız için yargılanıyoruz. Sürekli beraat kararları veriliyor, sonra yeniden yargılanıyoruz. Toplum vicdanında beraat kararı almış bu davada bir an önce sizin de beraat kararı vermenizi bekliyoruz.”

Avukat Evren İşler de söz alarark “Gelinen aşamada sadece ‘ne diyorsunuz’ denilecek bir durumda değil bu dosya. Bütün bu süreçlerin usul hukuku kuralları da dahil olmak üzere yeniden anlatılması, tartışılması gerekir. Biz, Taksim Dayanışması’nın ne yaptığını bile yeniden, en baştan anlatmak zorundayız. Bu nedenle süre talep ediyoruz” dedi.

14:45 | Avukatların salondan çıkmasının ardından beyanlara geçildi.

MÜCELLA YAPICI: 2 KERE BERAAT ETTİM, YİNE BURADAYIM

Söz alan Mücella Yapıcı şunları söyledi: “Ben 2013’ten beri üçüncü kez aynı iddianame ile yargılanıyorum. Önce beraat ettik, beraatimiz kesinleşti. Sonra aynı iddianame ile bir daha yargılandım, bir daha beraat ettim ve sonuçta yine buradayım. Orada 4 yıldır tutuklu olan Osman Kavala var. Sadece şunu söylüyorum, bu davayı hukuken, vicdanen, aklen ve ahlaken asla kabul etmiyorum ve iddianamesini de kabul etmiyorum. Bu davaları bu kadar karıştırarak, bu kadar uzatarak Gezi’yi kriminalize edemezsiniz.”

Çarşı üyelerinden Arda Mutlu Doğan ise “Neden burada olduğumuzu bile bilmiyoruz” dedi, şöyle devam etti: “Bir zamanlar bir Kemal Sunal filmi vardı, davalı-davacı diye. Oradakiler gibi gelip gidiyoruz, sonra yine gelip gidiyoruz. Bizim bir suçumuz yok. Avukatlarımızın bile haberi yok. 2014’te beraat ettik, daha kaç kere beraat etmemiz lazım!”

14:25 | Mahkeme heyeti, ayrılma talebi de dahil tüm taleplerin reddine karar verdi. Çarşı avukatlarından Ali Rıza Tözer, “Biz bu celse vermiş olduğunuz kararları size atfediyoruz, salonu terk ediyoruz” dedi. Tüm Çarşı avukatları alkışlar eşliğinde salonu terk etti.

14: 15 | Ömer Kavili öğleden sonra devam eden duruşmada tekrar söz aldı. Savcının ara öncesinde verdiği tek cümlelik mütalaasını eleştiren Kavili, savcıların görev ve sorumluluklarını hatırlattı.

‘BASKIYA DAYANAMAYACAĞINIZI GÖSTERDİNİZ’

Uluslararası sözleşmeleri ve usul kanunlarını hatırlatan Kavili “Mahkemeniz dava dosyasının bir suretini avukatlara vermedi. Görmediğimiz delillerden yargılansak bile, şüpheli ve sanığın masumiyet karinesi vardır. Kanıtlamak iddia makamının işidir. Ama bizler mahkemeden evrak istiyoruz, o bile verilmiyor. Savcı ise bizim taleplerimizi tek bir cümleyle gerekçelendirme gereği bile duymadan reddini isteyip geçiştiriyor. Mahkemeniz bozma kararı için duruşma açması gerekiyordu, bunu da yapmadı. Yukarının baskısına direnemeyeceğinizi gösterdiniz” dedi.

Konuşmasının ardından mahkeme heyetinin yeniden savcıdan mütalaa alması talebinde bulundu. Mahkeme ara karar için 5 dakika ara verdi.

12: 20 | Osman Kavala’nın avukatı Köksal Bayraktar: Müvekkilim açısından dosyaların ayrılmasını talep ediyorum. Hem Çarşı hem diğer davada şahıs ve olay yönünden hiçbir bağlantı yoktur. İki dava birbirinden tamamen ayrıdır.

11: 24 | Çarşı’dan Cem Yakışkan’ın avukatı Ersan Şen: Birleştirme kararına ilişkin beyanda bulunmamızı istediniz. Meselenin siyasi tarafıyla meşgul olacak değilim. Amacım şeklen değil esasen yargılamaya katkı sağlamak. Adil yargılanmaya değil dürüst yargılamaya inanıyorum.

Mine Özerden’in avukatı Tuğçe Duygu Köksal: (Birleştirme aşamasında yaşanan hukuksuzları özetleyerek) Bu durum yargının dürüst ve tutarlı ileriletilmesine engeldir.

Av. Tuğçe Duygu Köksal: Hukuki ve fiili deliller somut şekilde ortaya konmadan ne dar ne geniş bağlantısı kanunumuzdaki usule uygun değildir. Benim müvekkilim bu sanıkların varlığından haberdar değil. AİHM’in Kavala kararında savcının herhangi bir delillendirme yapmadığı, iddianamenin yeniden kıymetlendirme adı altında polislerin hazırladığı fezlekeler doğrultusunda yazıldığını ortaya konmuştu. Birleştirilme kararının hukuka aykırılığının tespit edilip bu karardan dönülmesi, dosyaların ayrılıp ayrı yargılama yapılmasını talep ediyorum.

carsi-davasi-ile-birlestirilen-gezi-davasi-nin-ilk-durusmasi-goruluyor-gezi-yi-kirletemezsiniz-930025-1.
Çizim: @nazimdikbas

‘BİRLEŞTİRİLME ŞEKLİ USUL HUKUKUNA AYKIRI’

1438 gündür tutuklu bulunan Osman Kavala duruşmaya Silivri Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmayı, İngiltere, Hollanda, Danimarka, Fransa, İsviçre, Almanya Konsolosluklarından temsilciler, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor da takip ediyor. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Kampanyalar sorumlusu Milena Buyum da izlidiği duruşmaya birçok sivil toplum örgütü de destek takip ediyor.

11:00 | Kimlik tespitlerinin ardından Mahkeme Başkanı usul itirazı olup olmadığını sordu. Bunun üzerine söz alan Çarşı davasının avukatlarından Ali Rıza Dizdar, Gezi ile Çarşı davalarının birleştirilme şeklinin usul hukukuna aykırı olduğunu söyledi. Birleştirme kararındaki usulsüzlükleri sıraladı.

Dizdar “Birleşen dosya çok farklı bir dosya. Biz mi Gezi’yi anlatacağız, Gezi’dekiler çArşı’yı mı anlatacak” diyerek tepki gösterdi.

YARGILAMA DEĞİL SİYASİ LİNÇ

Dizdar’ın ardından Ömer Kavili söz aldı. Kavili “Yargı kültürünü yok ettiniz. Görmediğimiz belgelere karşı beyan talep ettiniz. Bu dava yargılama değil siyasi bir linç, siyasi bir intikam davasıdır. 27. ACM’nin kaçak hakimi, geldi, birleştirme kararını verdi ve bıraktı gitti. Bir hukuk enkazı bıraktı arkasında. Mahkeme heyeti olarak sizden yargı kültürüne sahip çıkmanızı istiyorum. Birleştirme kararının hukuka aykırı olduğunu tespit etmenizi istiyorum” dedi.

DURUŞMA ÖNCESİ BASIN AÇIKLAMASI OKUNDU

Duruşma öncesinde, Taksim Dayanışması adına bir basın açıklaması yapıldı. Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde düzenlenen basın açıklamasında, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve il teşkilatı, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Zeynel Özen ve Zübeyde Gülüm, Sol Parti Parti Meclisi (PM) üyesi Alper Taş, Gülsüm ve Sami Elvan ile uluslararası kurumlar ve hak savunucuları katıldı.

Taksim Dayanışması adına Akif Burak Atlar’ın okuduğu basın açıklamasında, Gezi Direnişi’nin Anayasal bir zeminde gerçekleştiği yargı kararlarıyla iki kez tescil edilmesine rağmen, Gezi’nin tümüyle mesnetsiz iddialarla üçüncü kez yargılanmak istendiği vurgulandı.

Açıklamada şöyle denildi:

“Gezi’yi kirletemezsiniz! Gezi Direnişi’ni suçla, terörle, darbeyle, kalkışmayla anılan bir eyleme dönüştüremezsiniz! Gezi Direnişi’ni bir kez daha yargı marifetiyle karalama çabanız beyhudedir! Gerçekleri çarpıtmanıza izin vermeyeceğiz! Sipariş senaryolarınızla, milyonlarca insanın, demokratik hak ve talepleri için, parklarda, meydanlarda, sokaklarda; özgürlük, demokrasi ve insanca yaşam için ortaya koyduğu direnişi kirletmenize izin vermeyeceğiz!

carsi-davasi-ile-birlestirilen-gezi-davasi-nin-ilk-durusmasi-goruluyor-gezi-yi-kirletemezsiniz-929944-1.
Fotoğraf: @gezisavunmasi

‘DAYANIŞMA, PAYLAŞMA, EMEK, YARGILANAMAZ’

2017 yılından bu yana, somut hiçbir delil olmadığı halde siyasi bir tutsak olarak tutukluluğu devam eden Mehmet Osman Kavala bir kez daha yargılanmak isteniyor. Yeryüzündeki tüm renklere sahip çıkan Gezi Direnişi’nin siyah ve beyazı olan Çarşı ailesi bir kez daha yargılanmak isteniyor. Bu beyhude çabanıza izin vermeyeceğiz! Çünkü haklıyız: Dayanışma, paylaşma, emek, yargılanamaz.

Davanın derhal geri çekilmesi, kurgu ithamlarla yargılanmak istenenler hakkındaki iddiaların düşürülmesi ve somut hiçbir delil olmadığı halde siyasi bir tutsak olarak tutukluluğu devam eden Mehmet Osman Kavala’nın serbest bırakılması istenen açıklamada, “Gezi Direnişi bu ülkenin eşitlik, özgürlük ve adalet umududur. Gezi’yi suçla, terörle, darbeyle, kalkışmayla anılan bir eyleme dönüştürmenize asla izin vermeyeceğiz! Biliyor ve inanıyoruz ki: Gezi hep haklı! Gezi umuttur, umut yargılanamaz!”

DAVANIN GEÇMİŞİ

Gezi Parkı direnişine ilişkin aralarında iş insanı Osman Kavala, gazeteci Can Dündar, Ayşe Mücella Yapıcı ve oyuncu Mehmet Ali Alabora’nın da bulunduğu 16 kişinin “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan yargılandığı dava, 18 Şubat 2020’de karara bağlandı. Osman Kavala’nın da aralarında olduğu 9 kişinin beraatine, firari sanıklar ise dosyalarının ayrılmasına karar verildi.

Savcılık yerel mahkemenin kararını istinafa taşıdı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi de 22 Ocak 2021’de Osman Kavalı’nın da aralarında bulunduğu 9 sanığın beraat kararını bozdu. Bunun üzerine 30. Ağır Ceza Mahkemesi 28 Nisan 2021’deki duruşmada, yakalamalı sanıklar Can Dündar, Mehmet Ali Alabora, Ayşe Pınar Alabora, Gökçe Tüylüoğlu, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu ve İnanç Ekmekçi’nin dosyanın da ana davayla birleştirilmesine karar verdi.

Öte yandan Osman Kavala ve hakkında yakalama kararı bulunan eski CIA danışmanı Henri Barkey’in FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin “Anayasa’yı ihlal” ve “Devletin gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin etme” suçlarından İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandıkları dava da Gezi Parkı ana davasıyla birleştirildi.

ÇARŞI DAVASI DA BOZULMUŞTU

Gezi Parkı direnişine ilişkin Beşiktaş’ın taraftar grubu Çarşı üyelerinin de aralarında bulunduğu 35 kişiye, İstanbul 13. Ağır Mahkemesi’nce “darbeye teşebbüs” ve “izinsiz gösteri” suçlamasından verilen beraat kararı da Yargıtay tarafından bozuldu. Bozma kararında davanın İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki aralarında Osman Kavala’nın da bulunduğu Gezi Parkı ana davasıyla hukuki ve fiili irtibatı bulunduğu gerekçesiyle birleştirilmesi yoluna gidilmesine hükmedildi.